Burcu Başar

Stockholm, Nobel Müzesi

Stockholm’e yolum ilk defa bir Eylül ayında düşmüştü. Halen en sevdiğim Türk yazarlarından olan Orhan Pamuk’un Nobel edebiyat ödülünü almasından kısa bir süre sonraydı. Biraz şehir dışında kalan otelime çantalarımı bırakır bırakmaz, neredeyse koşarak Nobel Müzesine gittiğimi hatırlıyorum. Bir Türk de ödülü almış olduğu için sanırım müzeye ilişkin bir hak hissediyordum, sanki müzenin birazı da bizimmiş gibi! Her ne kadar özellikle barış ödülleri anlamındaki tercihleriyle kimi zaman eleştirilere konu olsa da, Nobel kurumu İsveç’e en çok prestij katan kurumlardan birisi. Nobel Müzesi de Stockholm’un ziyaretçiler açısından en çok tarih edilen tarihi adası Gamla Stan’ın merkezine konuşlanmış durumda. Küçük bir alan yayılmış olan müzede Nobel Ödüllerinin tarihini anlatan bir çok sunuma ek olarak, “Nobel Laureates” olarak adlandırılan daha önce ödül almış kişilere de adanmış bölümler bulunmakta. Müzenin küçücük bistrosunun ise sokağa bakan ve içine oturabileceğiniz bir camı var. Müzeyi turladıktan sonra burada kahve veya şarap eşliğinde Stockholm’ün en işlek caddelerinden birisini seyretmek oldukça keyifli. Müzeye ilk ziyaretimde Nobel ödülü almış yazarların kitaplarının satıldığı kitapçıda Orhan Pamuk kitaplarının fotoğrafını da çekmek dahi, bir Türkün Nobel almış olmasından dolayı duyduğum gururu somutlaştırabilmek için elimden gelen her şeyi yapmıştım. İki kere gittiğim bu müzede hiçbir zaman büyük kalabalıklara denk gelmedim. Haziran – Ağustos döneminde sabah 9’dan akşam 8’e kadar açık olan müze, diğer aylarda ise günlere göre değişkenlik gösterecek şekilde 10 veya 11’de açılıyor. Pazartesileri ise kapalı. Müze girişi ücretli olmakla birlikte, müze görevlilerinin verdiği rehberli İngilizce turlar ücretsiz.