Didem Doğan

33. Sao Paulo Bienali

Dünyanın belli başlı güncel sanat etkinliklerinden Sao Paulo Bienali’nin otuz üçüncüsü 7 Eylül 2018’den 9 Aralık 2018’e kadar şehrin içinde devasa bir park olan Ibirapuera Parkı’nın içindeki Brezilyalı mimar Oscar Niemeyer imzalı pavilyonda gerçekleşiyor. Neredeyse sanat etkinliğinin önüne geçecek kadar önemli bir alan burası, dalgalara benzeyen koridorları ile Niemeyer’in meşhur kıvrımlı yapılarının bir örneği. Parkın tam ortasında yirmibeş bin metrekarelik üç kattan oluşan oldukça büyük bir alanı doldurmak zor bir iş olsa gerek. 33. bienalin küratörü İspanyol Gabriel Pérez-Barreiro her biri kendi sanatsal çerçevesinde bağımsız 7 sanatçı topluluğu ve on iki bireysel sanatçı ile çalışmış. Sanat eseri ile onu seyredenin arasındaki ilişki hakkında uzun uzadıya düşünmüş. Çağımızın ana sorunu olarak gördüğü dikkatini verme zorluğuna dikkat çekerek, sosyal medyanın feci etkilerini eleştirirken, ziyaretçileri taşıdıkları tüm ekranlarından koparıp burada bulundukları süre içerisinde işlere dikkatlice bakmaya ve deneyimlemeye davet ediyor. Pavilyonun girişindeki zemin katta yerde yuvarlak bir alan içinde mantar heykelleri, duvarda ağaç resimlerinin çizili olduğu tablolar. Antonio Ballester’in topluluğunun ‘Ortak Duygu’ isimli çalışmaları. Bir üst kata siyah beyaz fotoğraflarla Şili Patagonyası yerlileri Selknamlar’ın vücutlarını boyadığı fotoğraflar bu yerlileri 1923’te fotoğraflayan Avusturyalı rahip-misyoner ve antropolog Martin Guisinde’nin  fotğraflarının reprodüksiyonu, yerlerinden edilmiş, öldürülmüş ve böylece yok olmuş bu insanların fotoğrafları bir labirente benzeyen bir sergi alanının girişinde sizi karşılıyor. Sofia Borges’in oldukça felsefi sayılabilecek açıklaması ‘şeylerin sonsuz hikayesi veya birin trajedisinin sonu’. Bu alanda gerçekleşen bir performansta beş kişilik bir kadın grubu ortada gözleri kapalı bir kadını elleriyle dokunarak ve şarkı söyleyerek iyileştirmeye çalışıyor. En üst kata çıktığımızda yerde ayağa kalkmış gibi duran envai çeşit taş parçası Denis Milan’ın taşları her defasında bir insana benzettiği ve onların söylediklerini dinlerseniz dünyayı ve toprağı, parçası oldukları evreni, anlattığını duyacaksınız dediği taşlar. Bienalin kavramsal çerçevesi ‘Dugusal ilgiler’ hakkında uzun uzadıya düşünmek isterseniz küratörün yazısını resmi sitesinden okuyabilirsiniz: 33.bienal.org.br/en