Didem Doğan

Bisikletle Kyoto: Kennin-ji

Kyoto bir nehir şehri, bir bisiklet şehri ve en önemlisi tapınaklar şehri. İki gün boyunca bisiklet kiralayıp önce doğu tarafını, sonra da batı tarafını keşfe çıktım. Birkaç eğimli yol dışında genelde düz bir şehir, o kadar çok bisiklet kullanan var ki bisikletler için ayrı geçişler ve park yerleri var. Nehrin üzerindeki köprülerden birini geçip doğuya doğru ilerliyorum. Vardığım ilk ziyaret yeri belli ki bir tapınak. Bisikleti park edip bilet alıp içine giriyorum. Ayakkabıları çıkarıp hasır zeminde yürüyerek odaların içine dalıyorum. Oldukça sade, burası ilk Zen tapınağı Kennin-ji, 13. yüzyılın başlarında inşa edilmiş. Odaların arasında gezinirken kırmızı yapraklarla çevrelenmiş kare bir bahçeyi seyre dalıyorum. Japon tapınaklarının bir özelliği kapalı mekanların bahçelerden daha küçük yer kaplaması ve bahçenin, hemen hemen hepsinde taşlarla kaplı bir zemin ve çam ağaçları gördüğümüz, belli ve kendine özgü bir tasarımının olduğu yerler olması; sanki sükuneti ve mekanın felsefesini taşıyan anlam bahçede gizli ve kapalı yerler burayı seyretmek için varlar aslında. Belki turistlerin azlığından, belki de ilk gördüğüm tapınak olmasından seyahatin sonunda anlıyorum ki burası bende en çok iz bırakan yer olmuş.