Didem Doğan

Boğaz hattı: Rumelihisarı

Önce Rumelihisarı’ndan hemen öncesi. Tüm edebi ruhların ebedi istirahat ettikleri yer Aşiyan mezarlığı. Bebek ile Rumelihisarı mahalleleri arasında Boğaz’ın eteklerinde uzanıyor, edebi kişiliklerin bir arada sonsuzluğa kavuştukları yer burası. Aşiyan Farsçada ev anlamına geliyormuş. Edebi ruhların ebedi evi: Orhan Veli, Edip Cansever, Ahmet Hamdi Tanpınar, Yahya Kemal Beyatlı, Turgut Uyar, Münir Nurettin Selçuk, Atila İlhan. Hepsinin mezarı enteresan bir biçimde aynı yerde toplanmış. Hemen girişte solunuzda Ahmet Hamdi Tanpınar’ın mezarını göreceksiniz, mezar taşının üzerinde “Ya içindeyim zamanın ya da büsbütün dışında” yazılı; Hemen sonra Yahya Kemal Beyatlı’nın mezarı. Diğerleri için biraz daha içerilere gitmeniz gerekiyor. Gelen çoğu ziyaretçi bir akrabayı ya da aile üyesini ziyaret etmek için burada değil belli ki, servi ağaçlarının gölgesinde ve Boğaz’dan geçen gemilerin korna seslerini duyarken her bir mezarın üzerindeki isimleri, doğum-ölüm tarihlerini okuyup, bir karanfil sembolü, ya da bir söz ile vedalaşmış kişinin nasıl bir yaşamı oldu acaba diye düşüncelere dalmak ve sevdiği bu yazarlara bir dua göndermek için burada.

Mezarlığın dışındaki yokuşu biraz daha çıkınca solda Aşiyan Müzesi, Tevfik Fikret’in on sene kadar yaşadığı ev, içeride yatak odasından çalışma odasına tüm özel eşyaları sergileniyor; evin kuzey cephesindeki duvarları Boğaziçi Üniversitesi’nin güney kampüsünün sınırlarını çiziyor aynı zamanda… Şairin evinden yine mezarlığın önündeki yola inip bu sefer yukarı doğru yürüyoruz. Solda Boğaziçi Üniversitesi’nin Güney Kampüsü’nün bir kapısı var onu geçerek arnavut kaldırımlı yokuştan aşağı iniyoruz. Hisarın kulesinin arka tarafı ve üniverstieye ait olduğu için bir sit alanı alan ağaçlarla kaplı. Buradan sonrası hep dar arnavut kaldırımlı sokaklar. Kaleağası Sokak’a varınca hafif eğimli yolu çıkarak etrafını kırmızı villaların çevrelediği küçük meydana varıyoruz, ilerideki çataldan sağa dönüp yolun başında sağdan aşağı inen basamakları takip ediyoruz, bu basamaklar bittikten sonra yeniden dar basmaklar bizi aşağı doğru yönlendiriyor. Burası Kadın Mektebi sokağı, aslında bir sokak değil, oradaki evlerin giriş kapılarının çıktığı bir patika, aşağıya deniz kenarına kadar iniyoruz. Bu sefer sola dönüp iskele tarafına doğru ilerliyoruz, soldaki kırmızı kuleli binada, hafta içi ofis, hafta sonu müze olarak hizmet veren Borusan’ı ziyaret edip modern sanat koleksiyonuna bir göz atıyoruz.