Didem Doğan

Brezilya Bankası Kültür Merkezi’nde Jean Michel Basquiat

Brezilya Bankası Kültür Merkezleri dört şehirde- São Paulo, Rio de Janeiro, başkent Brasilia, Belo Horizonte- faaliyet gösteren halka açık kültür merkezleri. Sao Paulo’daki zarif ve şehrin en tarihi binalarından olan merkez 1900’lerin başında yapılan bir bina. Yirmibirinci yüzyılın başına kadar neredeyse yetmiş seneden fazla Brezilya Bankası’nın merkezi olarak hizmet vermiş ve sonrasında bir kültür merkezine dönüştürülmüş, ülkenin en fazla ziyaret edilen müzelerinden biri. Eski şehrin, Sao Paulo’nun kurulduğu yerin tam göbeğinde iki sokağın kesişiminde (Rua Álvares Penteado, ve Rua da Quitanda) yer alıyor. Sergiler ücretsiz gezilebiliyor.

New York’un duvarlarını boyayan, 1950’lilerin New York’unun sesini, ruhunu, rengini yansıtan bir ressamın, Jean Michel Basquiat’ın sergisi var bizim ziyaretimiz sırasında. Serginin mizanseni bu neo-klasik kültür merkezinin içini New York’un sokaklarına çevirmiş. Dört kata yayılan binanın avlusu neon ışıklarla, New York fotoğraflarıyla bezenmiş, dönemin dünyanın merkezi metropolünün karmaşası yaratılmaya çalışılmış.

27’sinde hayata veda edip efsaneleşen isimlerden biri Basquait. 1970’lerin sonu, ’80’lerin başı, sahne New York, Manhattan, belki de sadece belli bir dönemde ve belli bir yerde ortaya çıkan enerjinin ve yaratıcılığın rüzgarıyla bir ressam şehrin ritmini, rengini ve yaşamını çiziyor. En başlarda kimse gerçek adını bilmezken 1077’de SAMO takma adıyla şehrin duvarlarına eleştirel, şairane, esrarengiz yazılar yazıyor. En popüler gece klüplerinde, en ilginç sanat galerinde SAMO orada olduğuna dair bir iz bırakıyor. Bugünün Bansky’sini hatırlatiyor bize.

Daha sonraları bu takma ismi bırakan Basquiat’nın mesajları politik. Mensubu olduğu ırkın toplumda çektiği eziyet, sanat dünyasının beyazların egemenliğinde olması, hayatın çeşitli alanlarında siyahların- caz müzisyenlerinden boksçulara veya devrimci isimlere- portrelerini yapıyor. Kendi yeteneğini, kültürel mirasını çarpıcı sanat eserlerine dönüştürüyor. Sanat eleştirmenleri bu yeni biçimi yeni-ifadecilik olarak tanımlıyorlar, kelimeler, imgeler ve çeşitli objelerle yapılan bir kolay ve snaatı genç yaşında dünyanın en ünlü galerinde sergilenerek kabul görüyor. Basquiat’nın efsaneleşmesinde önemli bir faktör hayata çok genç yaşta, 27 yaşında aşırı uyuşturucu kullanımından dolayı, veda etmesi.

Son olarak kendi sözleriyle: ‘Belki inanmayacaksınız ama gerçekten resim yapabiliyorum, ve genelde buna karşı savaşıyorum.’