Didem Doğan

İstanbul’un sanat mahallesi Karaköy

Osmanlı’nın son dönemleri, 19. yüzyılın sonları, bugünkü Karaköy’de Bankalar Caddesi diye bilinen yer, ismini Slavcada ‘Bey, Ağa’ anlamına gelen ‘Voyvoda’ kelimesinden alan, bugünkü anlamda bankaların ilk defa ortaya çıktığı ve sarrafların, bankerlerin buradaki büyük hanlarda ilk kağıt para örneklerinin, Osmanlıca adıyla ‘kaime’nin tutulduğu kasaların bulunduğu yer idi. Bugün burada birçok sanat galerisi açıldı, bunlardan bazıları Salt Galata, Kasa Galeri, Depo, Anna Laudel Galerisi, Space Debris,… 14. Bienal kapsamında Kasa Galeri'de bir sergideyiz: Walid Raad, Lübnanlı sanatçı, Bankalar Caddesi’nin başındaki bu galeride Savaş zamanında saklanan İznik çinilerinin motiflerini bu banka kasalarını sembolize eden tahta kutuların kapaklarına oymuş, savaş esnasında kaybolmasından korkularak kasalara saklanan bu değerli motifler kaybettikleri renklerini aramak için kasalardan dışarı çıkıyorlar. Yine Bienal kapsamında Galata Rum Okulu’nun en üst katındayız, tavan arası gibi karanlık bir kat burası. Sesler duyuyoruz. Meşhur İstanbul zilleri- Osmanlı zamanında mehter takımının kullandığı, formülü Ermeni ustaların ustalığında hala gizli tutulan ve bugün dünyaca ünlü müzisyenler tarafından kullanılan o meşhur ziller- tavanda asılı. Aynı zamanda duvarlarda Boğaz’ın suyuyla yapılmış suluboya resimleri var- Karaköy’de hem denize yakınız, hem de deniz hissine yakınız. Bu da ses enstalasyonundan kaynaklanıyor. Duyduğumuz sesler Boğaz’daki yunusların ve yük gemilerinin hidrofonik kaydı. Bankalar caddesi üzerinde bir başka önemli sanat merkezi Salt Galata. Kütüphanesi ve sergi salonları ile şehrin en önemli mekanlarından. Aynı sokağın tam karşısında Komando merdivenlerini hemen geçince yeni bir sanat galerisi Anna Laudel. Fotoğraflar Kasa Galeri, Salt Galata, Komando merdivenleri, Galata Rum Okulu’ndan.