Didem Doğan

İstanbul Arkeoloji Müzeleri

İstanbul’un en güzel yanlarından biri onca hayhuyun arasında birden sizi bambaşka bir zamana götüren bir yer bulabilmeniz. Ağlayan Kadınlar Lahti’ni ilk gördüğümde beni kendine çeken etkisi ile etrafında birkaç tur atıyorum. Kim bu kadınlar? Bazıları üzgün, basıları dingin donakalmış, bu dünyadan göçüp giden birinin yasını tutuyorlar. Denildiğine göre ölen kralın eşleri ya da o zamanlar Orta Doğu’da yaygın olduğu haliyle önemli kişilerin cenazelerinde para ile ağlayan kadınlar mı?

Arkeoloji Müzesi, Eski Şark Eserleri Müzesi ve Çinili Köşk’ten oluşan Arkeoloji Müzeleri’ne Topkapı Sarayı’nın bahçesine girip Aya İrini Kilisesi’ni geçtikten sonra sola dönen yoldan aşağıya doğru inerek ulaşıyorsunuz. Burası belki de Osmanlı döneminin ilk müzesi. Onbeşinci yüzyılda Fatih zamanından beri fethedilen topraklardan getirilip Aya İrini’de muhafaza edilen arkeolojik buluntular ondokuzuncu yüzyılda Osmanlı döneminin ilk arkeoloğu kabul edilen Osman Hamdi Bey insiyatifinde sergilenmek üzere müze kurulur. Müzenin koleksiyonunda yer alan lahitler (en meşhuru İskender Lahti olmak üzere)- çoğu o zaman Osmanlı toprakları olan Lübnan’ın Sayda şehrinden getirilmişti- dolayısıyla önceleri ‘Lahitler Müzesi’ diye anılırmış. Hemen karşısındaki Eski Şark Eserleri Müzesi’nde İslamiyet öncesi Mezopotamya medeniyetlerine ait eserler, yanındaki Çinili Köşk’te Osmanlı döneminin önemli işçilik örneklerinden çinileri, müzelerin bahçesinde ise açık havada sergilenen Yunan dönemine ait sütunları, Medusa başı gibi görkemli parçaları seyredebilirsiniz.

Bir başka sürpriz ise ağlayan Kadınlar Lahti’nden ilhamla şair ve yazar Enis Batur’un yazdığı satırlar ile karşılaşmak, şiirin bir bölümünde bu kadınlardan birine ses vermiş: “geçip gidecek zaman. / geçip giden zamanlar un ufak edecek bizdeki kör maddeyi: benim güzelliğim mi kalır, onun adı sanı mı: elime dayadığım başım ve boşluğa dalmış bakışım kalır bu taşta, bir de bomboş, yenik lahit. / krallık güzellikmiş, beyhude yeryüzü! / bir müzede gün boyu meraklı gezmenler ve gözlüklü uzmanlar dolanır etrafımızda. / sonra düşer karanlık ve söndürür ışıkları bekçi: her gece bütün gece ikimize kalır.”

Arkeoloji Müzeleri Pazartesi hariç her gün açık. Müze kartınızla arada bir buralara uğramayı ihmal etmeyin. Mayıs ayındaki Avrupa Müzeler gecesinde ziyaret etmeyi ise sakın kaçırmayın!

This site uses cookies to understand visitor needs. You can see our terms of service police here. To allow us to improve our content please click ok. OK