Didem Doğan

Küba’ya giriş, pratik bilgiler

Birçok turistin Küba’ya gitme nedenleri arasında Küba değişmeden Amerika’ya kafa tutan bu kahraman ve devrimci ülkeyi görmek var. Ve bir merak: gerçekten de herhangi bir yerde aynı marka mağazaların, aynı kafelerin, aynı otel zincirlerinin olmadığı bir yer nasıl olabilir? Havana havalimanına vardığımda gördüğüm ilk görüntüler sıcak bir havada yorgun yolcuların sıraya girdiği uzun bir pasaport kontrolü, hayatından bezmiş gibi görünen ve ‘Bütün bu insanlar buraya neden geliyor?’ sorusunu soran bakışlarla pasaportlara damga vuran Devlet çalışanları. Sonrasında sizi kendi aracıyla merkeze götürmek isteyen bir takım kişiler. Para değiştirmek için beklediğiniz ayrı ağır aksak bir sıra daha. Hayat gailesi demek komünist ya da kapitalist düzende pek de farklı değil… Otele varıyorum, eski şehrin güzel bir meydanında renove edilmiş iki katlı şık bir bina. Yine aynı hayattan bezmiş çalışanlar. Sonraları alışacağım bu görüntü burada çalışmanın insanlara ite kaka zorla yaptırılır bir şey olduğuna dair izlenimimi pekiştiriyor… 1. Havana’nın eski şehri: dünyadaki en güzel şehirlerden birinde olduğunuzu neredeyse her girdiğiniz sokakta size söylüyor. İspanyolların sömürge tarihi boyunca yaptıkları onca eziyetten özür diler gibi bıraktıkları mimari, sokak aralarına kadar giren Karayip esintisi, bir kafeden, bir evin üst katından, bir avludan gelen saksafon ya da perküsyon sesi; bunların birleşmesi ile bir rüyada gibi arşınlıyorsunuz sokakları. En az üç gün ayırılmalı; Parlamento binası, Devrim Müzesi, deniz kenarı boyunca Malecón, gece klüpleri, meydanlar, şehrin biraz dışındaki orman, karşı taraftaki San Cabaña Kalesi. 2. Havana yakınlarında Viñales bölgesi, günübirlik gidebileceğiniz gibi, birkaç gün de geçirebileceğiniz eko turizm açısından değerli, bisikletle gezilmesi keyifli olacak yeşil, dağlarla kaplı bir bölge. Ayrıca tütün fabrikalarında elde yapılan puroları görebilirsiniz. 3. Eğer Varadero’ya gideceksiniz Karayip denizinin güzelliği ile birlikte sıra sıra dizilmiş her şey dahil tipi otel zincirleri ile karşılaşacağınızı da hesaba katmanız gerekir. 4. Havana’dan sonra en cazip şehir Trinidad, şehirler arası yolculuğu otobüsle yapabilirsiniz, turistler için nasıl ayrı bir para birimi varsa ayrı otobüsler var; bu otobüslerde seyahat etmeniz diğer gezginlerle tanışmanız için de elverişli. Küba’da yollar kötü değil, sonsuz sayıda palmiye ağacı görerek usul usul seyahat ediyorsunuz. 5. Cienfuegos başka bir kolonyal şehir. Vaktiniz varsa Santiago’ya kadar gidebilirsiniz. 6. Güvenlik açısından Latin Amerika’daki belki de tek güvenli yer Küba. Komünist bir ülke olduğu ve cezaların çok katı olmasından dolayı gerçekten suç oranı çok düşük ve bu yüzden hem yalnız gezginler hem de kadın gezginler için cazip. Yine de tanıştığım Batılı turistlerin soyuldukları hikayeleri dinledim. 7. Havana’da olduğu gibi diğer şehirlerde de ‘casa particular’ denen insanların evlerinin odalarını turistlere kiraladığı, içinde özel banyosu olan, geceliği 20-25 USD civarında (2012 rakamları) olan yerler var ve gayet uygun. 8. Küba’da yemek konusu sizi hayal kırıklığına uğratabilir. Hem ülkeye ambargodan dolayı gıdanın girememesi, hem verdiğiniz paralar karşılığında beklediğiniz tadı bulamamanız biraz canınızı sıkacak. 9. Kübalılar oldukça sohbet sever insanlar, bu sohbetler çoğunlukla onlara yemek ısmarlamaya kadar gitse de… Bienvenido a Cuba!