Didem Doğan

Meksiko’nun eski şehrinde yürüyüş

Meksika’daki bir gününüzde Zócalo Meydanı’ndan yukarı doğru yürümeye başlayıp kendinizi eski şehrin sokaklarında kaybolmaya bırakın, işte size bazı mekan önerileri. Güzel Sanatlar Sarayı, başkent Mexico City’nin tarihi merkezinde, beyaz gövdesi ve turuncuya çalan kubbesi 1900’lerin başında inşa edilmiş, art nouveau tarzında bugün hala aktif olarak kullanılan bir kültür sanat merkezi. Karşısındaki Sears Tower’ın tepesindeki kafeye yukarından seyretmek ve fotoğraf çekmek için çıkabilirsiniz. İçine de mutlaka duvar resimlerini görmek için girin, bunlardan bazıları Diego Rivera’nın New York’taki Rockefeller Merkezi için ısmarlanan ‘dünyanın kontrolorü’ çokça kapitalizm eleştirisi yapıyor, Orozco’nun Katharsis’i de bir o kadar önemli duvar resimlerinden. Sarayın arkasındaki Alameda Parkı’nıın diğer tarafında ayrıca Diego Rivera Mural Müzesi var. Saray ile Zócalo Meydanı üzerindeki 5 Mayıs Caddesinde köşede çinili evi göreceksiniz, dış cephesi mavi çinilerle kaplı bu ev bugün bir restoran, bir öğle yemeği için uğramanız tavsiye edilir. Şehirdeki bu son günümde biraz turistik görevlerimi yerine getireyim istiyorum. Gitmeden şehrin meşhur kafesi Café de Tacuba’ya gidiyorum, 5 de Mayo’ya paralel Calle de Tacuba üzerinde geleneksel, içi hep dolu harika bir kafe burası. Garsonların beyaz önlükleri, duvardaki tablolar, uzun cam bardaklarda sütlü kahveler, masanın üzerinde kartlarım. Ben kendim de bir kartpostalın içindeyim sanki… Listemdeki adresleri tamamlıyorum; en kısa ve en güzel cümlelerle selamladım herkesi. İstikamet postane, buradan yaklaşık 300 metre. Palacio Postal. Bir dakika burası gerçekten bir postane mi, bu kadar güzel bir bina bizim ülkemizde herhalde otele dönüştürülürdü… Son günümde yeni yerler keşfetmenin hem şaşırtıcı mutluluğunu, hem de biraz hüznünü yaşıyorum; Mexico City’nin kesinlikle daha uzun kalmaya yetecek hikayeleri var.