Didem Doğan

Petrópolis, 19. yüzyıl Kraliyet şehri

Rio’dan yaklaşık, bir buçuk saatlik mesafede dağların arasında bir hafta sonu geçirebileceğiniz hem lirim hem tarihi bir yer var. Petrópolis’in ‘keşfediliş’ hikayesi Brezilya’nın halen Portekiz kralları tarafından yönetildiği dönemde kralın (2. Pedro) ve ailesinin Rio başkentken dağların içine doğru bir yolculuğa çıktıkları sırada buranın deniz seviyesinden yüksek, daha az nemli, serin, ferah havasını sevmeleri ve devamında yerleşim yeri kurmaya karar vermeleri ile olmuş. 19. yüzyıl boyunca hem Kraliyet ailesinin hem de aristokrasinin sıcak yaz aylarını geçirdikleri yermiş. Pedro’nun şehri anlamına geliyor Petrópolis; ziyaret yerlerinden biri de 2. Dompedro Sarayı olarak adlandırılmış kraliyet sarayı, bu da 2. krallık dönemine denk geliyor. Bugün turistler için akşamları Saray’ın duvarlarına yansıyan grafik ilüzyonları ile bir tür simülakrum yaratılarak dönemin saray hayatı canlandırılıyor. Brezilya’nın sömürge tarihinde diğer sömürge ülkelerinden farklı bir hikayesi var; Brezilya Portekiz krallarının İngiltere işgalinden kaçmak için geldikleri ve yerleştikleri sömürge toprağı ve ana karanın dışında kraliyet ailesinin yerleşerek yönettiği yeni topraklar. Bu anlamda Portekiz kralları ana karadan bağımsız krallar olarak sömürgecilik tarihinde istisna teşkil ederler. Aynı zamanda ana karadan koparak, Portekiz’den ayrılarak bağımsızlığını ilan etmesi yine Krallık zamanında olmuştur, böyle bir örneğe de diğer Latin Amerika ülkelerinde rastlanmaz.