Didem Doğan

Siracusa, Neapolis

Romalı tarihçi Cicero Siracusa’yı en büyük Yunan şehri olarak ‘görkemli ve çok güzel’ olarak tanımlamıştı.

Bugün antik dönemin en önemli şehirlerinden kabul edilen Siracusa’nın o dönemdeki halini hayal etmek için mutlaka Neopolis arkeolojik alanını ziyaret etmelisiniz. Neapolis, yeni şehir anlamına gelen bu şehir, Ortigia adasına yaklaşık yirmi dakikalık yürüme mesafesinde deniz kenarından daha içeride bir tepede kurulmuş. Erken Tunç çağı dönemine kadar giden bir geçmişi var, M.Ö 3000 yılında Antik Yunan çağında bir koloni devlet olarak kurulmuş ve mimarisi, kültürel yaşamı ile dönemin en önemli yerleşim yerlerinden biri haline gelmiş. Yunan dönemi tapınağı ve tiyatrosu, kanyon ve mağara, Roma dönemi tiyatrosundan oluşan bu arkeolojik kompleks o döneme ilişkin size oldukça önemli bilgiler verecek.

Bu açık hava müzesinin girişinde sizi karşılayacak olan yer Yunan dönemi Altar’ı, buradaki kalıntılar oldukça az, sadece emindeki taşların görülebildiği bu alan Siris ve Libera tanrılarına ithaf edilen bir tapınak. Bu altar 16. yüzyılda İspanyol istilası sırasında büyük ölçüde yok edilmiş. Devamında göreceğiniz yunan tiyatrosu ise ayakta, antik döneme ait en büyük tiyatrolardan biri olarak geçen tiyatro yarım daire şeklinde orkestra ve koronun yer aldığı sahneden, izleyicilerin L şeklindeki koridorlardan girerek oturdukları basamaklı anfi-tiyatrodan oluşuyor. Sahnenin ortasında Dionisius Altarı olduğunu öğreniyorum. Dionisius 405-367 yılları arasında şehri yönetmiş tiran oldukça güvensiz ve despot bir kişiymiş. Vadinin yan tarafından bulunan ‘Dionisius’un luağı’ adlı mağara bu tiranın güvensizliğinden ötürü hapisteki kölelerin konuşmalarını dinlemesi üzerine ressam Caravaggio tarafından böyle adlandırılmış. Gerçekten de mağara bir kulağa benzer bir şekilde aki yüksek dağın tepede birbirine dokunduğu etkileyici büyüklükte bir doğal mağara. 23 metre yüksekliğinde ve sahip olduğu akustikten ötürü ‘konuşan mağara’ deniliyor… Son olarak Roma dönemi tiyatrosunu geziyorsunuz. Yunan dönemindeki tiyatrodan farkı ortasındaki dikdörtgen şeklindeki alan, yer altı koridorları hem gladyatörlerin hem de vahşi hayvanların sahneye, izleyicilerin karşısına çıkmadan önce bulundukları alanlar. 

This site uses cookies to understand visitor needs. You can see our terms of service police here. To allow us to improve our content please click ok. OK