Didem Doğan

Tokyo ve Kyoto’ya giriş, pratik bilgiler

Bu dünya içinde kalıp başka bir gezegene mi seyahat etmek istiyorsunuz? Japonya’ya gidebilirsiniz. Aslında baktığınızda modern, gelişmiş, teknolojide öncü ama geleneklerine bağlı bir Asya ülkesi olarak size anlaşılır gelebilir ama her şey detaylarda gizli. Japonya’da kalacağınız birkaç günde oturduğunuz kafedeki tuzluktan sokaktan aldığınız kestane paketine, metroda kapıyı açmakla görevli devlet görevlisinden kadar her şeye dikkat edin; vazgeçilmez bir estetik duyarlılık, kusursuzluk göstergesi bir titizlik bulacaksınız… Tokyo’ya varışınız iki havaalanından birine olacak; Narita ya da Haneda. Her iki havaalanından metro ile merkeze ulaşabilirsiniz. Şehir İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra tamamen yerle bir olduğu ve yeniden yapıldığı için tarihi bir şehir sayılamaz, Kyoto gibi yüzyıllardır ayakta duran bir eski şehri yok denilebilir. Asakusa bölgesi ve İmparatorluk Sarayı’nın bulunduğu Chiyoda bölgeleri görece daha tarihi yerler. Asakusa’da bulunan tapınağı ziyaret ettikten sonra Sumida nehrindeki feribotlara atlayıp Hamarikyu Bahçeleri’nde inip parkın bir kapısından Ginza bölgesine, şehrin en şık alışveriş merkezine varabilirsiniz. Bir diğer gününüzü Müzeler adası diye anılan Roppongi bölgesindeki Mori Sanat Müzesi, Ulusal Sanat Merkezi, Suntory Sanat Müzesi’ni gezmeye ayırabilirsiniz. Edo dönemi Tokyo’sunu tanımak için Edo Tokyo Müzesi hem eğlenceli hem öğretici bir ziyaret olur. Tokyo dünyanın en pahalı şehirlerinden biri olsa da bütçenize göre yemek seçenekleri bulmanız mümkün. Sıra sıra dizili ramen’ciler (bir tür noodle), sushi’ciler hem ekonomik hem çok lezzetli… Japonya seyahatinizin büyük kısmını Tokyo’dan çok Kyoto’ya ayırmanızı öneririz çünkü ne kadar uzun süre kalırsanız kalın tüm tapınakları görmeyi başaramayacaksınız. Hazine gibi olan bu şehre en az üç gün, imkanınız varsa dört tam gün ayırmanızı öneririz. Kyoto bir bisiklet şehri, şehrin hem Batı hem de Doğu tarafındaki belli başlı tapınakları bisiklet ile keşfedebilirsiniz. Arashiyama bölgesi biraz dışarıda ve otobüsle ulaşmanız gerekiyor. İmparatorluk başkenti Nara’ya trenle günübirlik bir ziyaret gerçekleştirebilirsiniz. Japonya seyahatinizde belki de en çok zorlanacağınız konu dil, son derece yardımsever olsalar da İngilizce konuşan Japon ile karşılaşmanız nadir, ayrıca yolda da İngilizce tabelalara rastlamıyorsunuz, defalarca kaybolmanız olası. İstasyonlarda, Kyoto merkezde genelde ücretsiz Wi-fi hizmeti olduğu için kendiniz haritadan yön bulabiliyorsunuz. Son olarak son derece güvenli bu ülkede yalnız bir gezgin olmak da son derece rahat.