Cartagena: duvarlarla örülü bir şehir

Tam adı, Cartagena de Indias, kısaca Cartagena. İspanyol sömürge tarihinin başlaması ile birlikte bir liman şehri olarak 1533 yılında kurulan etrafı duvarlarla örülü bir eski kartpostal şehir. Havana’nın sahil şeridine vuran dalgalarıyla Malecon’unu andıran bir havası var. Okyanustan gelen Karayip esintisi, günün her saati, bir özgürlük havası da estiriyor. Buraya ayak bastığım ilk dakikadan itibaren bana bir film setindeymişim hissi yaratan şey bu olsa gerek. Şehrin duvarların beni başı sonu...

Read more...
Cartagena: a Caribbean town surrounded with walls

Its full name is Cartagena de Indias, but everyone calls it Cartagena. Long before it became a post card city Spanish came to this place and decided to found a port city surrounded with walls: year 1533. It reminds me Havana’s Malecón, ocean waves breaking on the shore, the gentle breeze coming from the Caribbean sea gives an air of freedom to this place. These walls, maybe, give me that sensation of ‘being in a movie set’, as if I am inside a story with a beginning and an end; it is like the...

Read more...
Cartagena’nın meydanları: Plaza de la Aduana, Gümrük Meydanı

Saatli Kule’den içeri girdiniz ve eski şehirdesiniz. Sol tarafa doğru yürümeye başladınız. İleride varacağınız ilk meydan Gümrük Meydanı. Kraliyet Meydanı veya Gümrük Meydanı denen yer limana gelen malların denetlendiği yerdi. Ticaret ve Gümrük ofisleri buradaydı. Vali’nin ve Marquis’in evleri de buradaydı. 16. yüzyılda ticaret hem malların hem de kölelerin ticareti anlamına gelirdi. Kölelik ve engizisyon (biraz ilerideki sarayda gerçekleştirilen işkence öldürme eylemleri), sömürge döneminin...

Read more...
The squares of Cartagena: Plaza de la Aduana- the Customs’ Square

As you enter the old town from the main gate of Clock Tower, you turn left and walk straight and arrive to this square which is called the Customs Square or the Royal Square. This was the place where the goods arriving at the port were checked. The Chamber of Commerce and Customs were also located here, as well as the houses of the Mayor and the Marquis. In the 16th century commerce meant both the commerce of the goods and the commerce of the slaves. Slavery and inquisition (we will visit the...

Read more...
Cartagena meydanları: Plaza de San Pedro Claver

Gümrük Meydanı’nı geçip devam ediyoruz, şimdi vardığımız bu yer Aziz San Pedro’nun adını taşıyor. San Pedro Claver Meydanı, kendisinin ölü bedeninden kalan kemiklerin içinde bulunduğu Convent, hemen önünde ise Aziz San Pedro ve yanında bir kölenin heykeli. Meydandaki katedralin harikulade bir ön cephesi var. Bordo kapısının zerafeti sanki İspanyolların işledikleri tüm günahları affettirmek istercesine bıraktıkları mimari şaheserlerden biri. Katedral kapalı, önündeki meydandaki heykellerin her...

Read more...
The squares of Cartagena: Plaza de San Pedro Claver

We left the Customs Square behind. We pass the Modern Art Museum on our left and we arrive to another square: this Plaza is dedicated to a Saint. San Pedro Claver’s bones are inside the Convent. The church next to it has such an elegant door I can’t stop myself taking a picture in front of it. The sculpture of San Pedro in front of the Convent shows him with his Slave, probably teaching him the new religion. Other sculptures at the plaza belong to more ‘ordinary people’: a group of people...

Read more...
Cartagena meydanları: Bolivar Meydanı ve Parkı

San Pedro Meydanı’nı da geçip iç tarafa doğru ilerlerseniz Bolivar parkı ve meydanına varacaksınız. Daha büyükçe bir meydan burası. Bir tarafında Altın Müzesi ve içinde yerli kabilelerden Zunu’lara ait bir çok parçanın bulunduğu koleksiyon. Bir diğer tarafında Engizisyon Sarayı, içini ayrıca gezerseniz Cartagena tarihine dair bir çok şey öğreneceksiniz. Parkın içinde bir atlı heykel ve perküsyon ve dansçı grubundan oluşan bir gösteri grubu performanslarıyla her zaman canlı bir yer. 

Read more...
The squares of Cartagena: The Square and the Park of Bolivar

We left behind the San Pedro Square and started to walk towards the centre of the old town. As we arrive to another square we see on our right the Gold Museum which we will visit soon. At the other side of the square is located the Inquisition Palace (details in the next story). The Square is also a park, with a horse sculpture in the middle and there is always a dance show and percussion music going on. It’s always live and full of people. As we passed through the Customs Square, the Square...

Read more...
Cartagena Altın Müzesi ve Zenu kültürü

Karayiplerde, Bugünkü Kolombiya’nın kuzeyinde deniz kenarından iç kesimlerde M.S. 200 ile 1600 yılları arasında Zenu kültürü gelişti. Bunlar çiftçi, avcı, su kanalları oluşturup altın işçiliğinde ilerleyen belli bir medeniyet seviyesi olan toplumlardı ve İspanyolların gelmesiyle son buldular. Müze Zenu kabilelerinden kalan altın işçiliklerinin örnekleriyle dolu. Bogota’daki altın müzesindeki koleksiyona kıyasla çok daha küçük, yine de bu küçük şehirde önemli ve eğitici bir ziyaret. Zenulardan...

Read more...
Engizisyon Müzesi, tarihin utanç verici bir sayfası

Bolivar Meydanı’ndaki bu saray ve girişinde belki de Cartagena’nın en güzel kapısı, bunca işkencenin ve cinayetin gerçekleştiği yer olabilir mi? Engizisyon Mahkemesi 1610’da Meksika ve Lima ile birlikte Güney Amerika’daki üçüncü mahkemesi olarak kuruluyor ve faaliyette bulunduğu süre boyunca 900 kadar kişi bu kanlı binanın esiri oluyor. İşte tüm sayılar burada: 1610’dan 1821’e kadar 211 yıl boyunca Engizisyon Mahkemesi olarak faaliyette bulunmuş burası, 800’den fazla kişi tutuklanmış, 56’sı...

Read more...
Museo de la Inquisición: The Inquisition Museum, a shameful page of colonial history

This Palace is situated at the Plaza de Bolivar, its doors is maybe one of the most beautiful doors of Cartagena and one cannot stop and think how come such an elegant building was used as a place of tortures and executions; it is a real irony! The Inquisition Tribunal was founded in Cartagena in 1610 as the third Tribunal following the ones in Mexico City and Lima. Some numbers: the Tribunal lasted some 211 years, more than 800 people were arrested, 56 of them were executed (some of them...

Read more...
Cartagena tarihi: Kalamary’den Cartagena de Indias’a

Müzenin bu kısmı Cartagena’nın kuruluşuna dair bilgiler veriyor. Avrupalı beyaz adama bu kıyılara yanaşmadan önce burada bambaşka bir hayat vardı. Kolombiya’nın 1600 kilometrelik Karayip şeridinde M.Ö. 3500 yıl kadar önceleri birçok yerli kabile yaşıyordu. Tainolar ve Karibler bu kabileleren en bilineni. Avrupalılar ve aradıkları zenginliğe ulaşmak için getirdikleri Afrikalı köleler, ve yerlilerle birlikte üç ırkın nüfusunu yarattığı yeni bir dünya. Yeni Granada denen, İspanya Krallığı’na...

Read more...
The history of the city of Cartagena: from Calamary to Cartagena de Indias

This part of the Place of Inquisition is dedicated to the history of Cartagena. How did this place called Cartagena de Indias was founded, how did it become this port city? Long before the European white man arrived at this land there was a different life; several tribes with thousands of people, with its own social structure, a belief system, an agricultural organisation, used to live here. Around 3500 yeas B.C., the Tainos and the Karibs are some of them. We actually have a lot of...

Read more...
Cartagena meydanları: Santo Domingo Meydanı ve Katedrali

İsmini meydanın bir tarafını kaplayan sarı katedral Santa Domingo’dan alıyor. Kilisenin hemen önündeki Botero heykeli her turistin durup bir fotoğraf çekeyim dediği nokta, çıplak bir kadın kolunu başının arkasına yaslamış. Katedral sarıyla turuncu arasında pastel bir renk, Meksika’da gördüğüm kiliseler gibi buradakiler de kıta dininin tüm karanlık renklerini bırakmış Karayip’lerin sıcak havasına bürünmüşler. İçeride dua eden insanlar, İsa heykeli Bogota’da Montserrate’de gördüğümüz gibi yine...

Read more...
The squares of Cartagena: Plaza Santo Domingo and the Cathedral

It takes its name from the church that covers one side of the square. Most of the visitors will remember the Botero sculpture in front of the church, a naked lady in horizontal position with one arm behind her head. The church has a beautiful soft yellow-orange colour that reminds me the churches of Mexican colonial cities, they look as if less darker than the ones in Europe. I go inside and spend some time to enjoy the details of this beautiful architecture. The yellow white corridors, the...

Read more...
More than a coffee break: a café-bookstore in Cartagena

I just left behind the white-pink Theatre of Heredia and walk through the street of Carrera 4, without knowing where I am going to; that’s good! Because I arrive at this corner and see a café looking right at the crossroad, with a little terrace where I see two tables. As I go inside I realise that it’s also a bookstore, with books climbing to the ceiling. A heaven! Before I go inside I start having a talk with another traveler, so I sit and have a coffee with him, then a lady next to us...

Read more...
Cartagena’nın kapıları

İşte bu renkli kapılar, Marquez’in Modern Sanat Müzesi’nin girişindeki çerçeveli yazısında anlattığı kendi kaderi olan Cartagena kapıları. Bazıları bir eve, bazıları bir kiliseye açılıyor. En güzellerinden biri, zerafeti ve güzelliğinin aksine Engizisyon Sarayı denilen, içinde iki yüz kadar yıl boyunca işkencelerin ve öldürme eylemlerinin geçtiği saraya açılıyor, ne tuhaf. Marquez’in dediğine göre kapıların yeri de değişirmiş Cartagena’da, bazı kapıları bir gün başka bir yerde görürmüşsünüz....

Read more...
The ‘rare destiny’ of the doors of Cartagena

So tells Gabriel Garcia Marquez, in his note at the entrance of the Modern Art Museum of Cartagena. The doors, in this little Caribbean town, have a destiny like people do. You see one of them as a gate of a house, a year later, it is the from door of a hair dresser. The one which opens the most elegant palace in Cartagena, for example, the Palace of Inquisition, never tells you that you are going inside a building where people were brutally killed. The doors of the Church, exceptionally...

Read more...