Bisikletle Kyoto: Kennin-ji

Kyoto bir nehir şehri, bir bisiklet şehri ve en önemlisi tapınaklar şehri. İki gün boyunca bisiklet kiralayıp önce doğu tarafını, sonra da batı tarafını keşfe çıktım. Birkaç eğimli yol dışında genelde düz bir şehir, o kadar çok bisiklet kullanan var ki bisikletler için ayrı geçişler ve park yerleri var. Nehrin üzerindeki köprülerden birini geçip doğuya doğru ilerliyorum. Vardığım ilk ziyaret yeri belli ki bir tapınak. Bisikleti park edip bilet alıp içine giriyorum. Ayakkabıları çıkarıp hasır...

Read more...
Kyoto Tour by Bicycle: Kennin-ji

Kyoto is a city of rivers, bicycles and most importantly temples. I rented a bicycle and explored first the east side and then the west side of the city for two days. It is a flat city except for a few sloped roads. There are so many cyclists that they have bicycle roads and bicycle parking slots here. I am riding on one of the bridges over the river and heading east. The first attraction I stop at is obviously a temple. I am parking my bicycle, buying a ticket and walking in the temple. I...

Read more...
Kiyomizudera, Kyoto

Kyoto’nun Higashiyama bölgesinde bulunan en önemli ziyaret yerlerinden biri, Unesco mirası listesinde. Kuruluşu 8. yüzyıla kadar gidiyor, bir dağın yamacında ahşap bir iskeletin üzerinde yükselen bir bina, içerisi tıklım tıklım dolu, çevreleyen dağlar Aralık’ın ilk haftası geçmiş olmasına rağmen kırmızının ve sarının binbir tonuna bürünmüş. Kimonaları ile gelmiş yerli Japon turistler hem sonbaharın renklerini hem de muhtemelen her gün giymedikleri bu geleneksel kıyafetleri fotoğraflar için...

Read more...
Kiyomizudera, Kyoto

This attraction located in the Higashiyama region of Kyoto is on the UNESCO heritage list: its construction goes as far back as the 8th century and it is a building rising on a wooden platform on the outskirts of a mountain. Its interior is packed with people. Although it is the second week of December, the surrounding mountains are dressed in a thousand hues of red and yellow. Local Japanese tourists in their kimonos are striking a pose many times perhaps to capture both the colours of the...

Read more...
Maruyama parkı ve Chion-in

Kiyomizudera’dan biraz daha yukarıya ve batıya doğru bisikletle ilerlemeye devam ediyorum. İstikamet Ginkakuji, ama yollarda durmamak mümkün mü? Her köşeden ya başka bir park ya da başka bir tapınak çıkıyor. Bir parka varıyorum, sonbaharın tüm renkleri seyretmeye değer. Burası Maruyama parkı, ortasında bir göletçik, etrafında kırmızı ağaçlar. Maruyama parkının hemen çıkışında bir tapınağa varıyorum. Yine bisikleti park edip içeri dalıyorum. Burası Chion-in, Budizmin bir sekti olan Jodo-shu,...

Read more...
Maruyama Park and Chion-in

I am riding my bicycle up Kiyomizudera and somewhat towards the west. My destination is Ginkakuji, but I cannot help stopping on my way because there is a temple or a park in every corner on my route. I am arriving at a park: all autumn colours here deserve admiration. This is Maruyama Park, with a pond in the centre and red trees around it. I am coming across a temple at the exit of the park. Again I am parking my bicycle and entering it at once. This is Chion-in, the centre of Jodo-Shu, a...

Read more...
Ginkaku-ji, Kyoto

Bugünün son durağı Kyoto’nun Higashiyama bölgesinin doğu kanadının kuzeyinde bulunan Ginkakuji. Hava kararmaya yakın, akşamüzeri beşte kapandığını biliyorum, bisikletle sandığımdan daha fazla sürüyor yol, büyük ana caddelerden geçip, durup insanlara yol sorup bir şekilde kapanmadan ulaşmayı başarabiliyorum. Burası bir diğer Unesco dünya mirası listesindeki tapınaklardan: gümüş pavilion tapınağı. Bir dağ evi olarak inşa edilmiş ve sonrasında zen tapınağına dönüşmüş. Tas bahçesinin tasarımı...

Read more...
Ginkaku-ji, Kyoto

Today’s last stop is Ginkaku-ji located to the north of the east side of Higashiyama District of Kyoto. It is getting dark and I know that the place closes at five p.m. It takes longer to get there by bicycle than I expected. I am passing over the main roads, stopping to ask people for directions and somehow managing to get there before it closes. This is another temple on the UNESCO heritage list: the Silver Pavilion Temple. It was originally built as a mountain house and was later on...

Read more...
Shimogamo Jinja tapınağı

Japonya’nın en eski Shinto tapınaklarından biri burası, ormanlık bir alanın içine yapılmış, 6. yüzyıldan kalma bir tapınak. Bir parkın içinden geçerek kırmızı Shinto kapısından geçip içeri giriyorsunuz, diğer Shinto tapınaklarında olduğu gibi birkaç bölümden oluşuyor, dilek tutmak için, dua etmek için birden fazla alanınız var. Burada, belki de Pazar günü olması nedeniyle, fotoğraf çektirmeye gelen gelin-damat ve ailesi, bebekli aileler ilgimi çekti ve dakikalarca onları seyrediyorum. Hepsi...

Read more...
Shimogamo Jinja Temple

This is one of the oldest Shinto temples in Japan, built in a forest in the 6th century. I am passing through a park and then the red Shinto doors to enter the temple. Like other Shinto temples, it consists of a few halls where you can make a wish and pray. My curiosity is piqued by families with babies, and groups of brides, grooms and their families who came here to have their pictures taken, probably because it is Sunday. I am watching them for a while. All smart and perfect in their...

Read more...
Kinkakuji (Rokuon-ji), Kyoto

Kyoto’nun Hiroshiyama bölgesinin batı tarafında son durağım Kinkakuji tapınağı. Burası da Ginkakuji gibi öncelikle shogun’a ait özel ikamet olarak yapılmış, sonradan tapınağa dönüştürülmüş, göle bakan villa altınla kaplı olduğundan ismini buradan alıyor. Altının kullanılmasının nedeni, değerli bir materyal olması dışında, ölüme dair negatif düşüncelerden arınmayı temsil etmesi ve sudaki yansıması ile yarattığı efekt. Ortasındaki gölde on tane minik adacık ve hepsinin üzerinde çam ağaçları var...

Read more...
Kinkakuji (Rokuon-ji), Kyoto

My last stop on the west side of The Hiroshiyama region of Kyoto is Kinkakuji Temple: just like Ginkakuji, this place too was originally built as a Shogun residence and altered into a temple. Its name is taken from the villa facing the west which is covered in gold. The reason why they used gold is, apart from being a precious metal, gold symbolises purging the mind of negative thoughts about death and creates a nice effect with its reflection on the water. There are ten isles in the pond in...

Read more...
Todai-ji, Nara

8. yüzyıldan kalma bir Budist tapınak, dünyanın en büyük bronz Buda heykelini barındırıyor. Tapınağın kendisi uzun süre dünyadaki en büyük ahşap bina sıfatını korumuş, aynı zamanda Budizmin Kegon kolunun merkezi burası. İlk girişten sonra uzun bir avuldan geçip bir başka kapıya varıyorsunuz, oradan da bilet alıp içeri girerseniz yine bir avludan geçip meşhur heykelin bulunduğu ana binaya varacaksınız. İçeride Bronz Buda heykelini göreceksiniz, sağ avucunu size doğru açmış, orta parmağı biraz...

Read more...
Todai-ji, Nara

This is a Buddhist temple dating back to the 8th century which accommodates the biggest bronze Buddha statue in the world. The temple building itself held the world record for the biggest wooden building for a long time and it is also the centre of the Kegon sect of Buddhism. After the first entrance, you pass through a courtyard and arrive at another door: if you buy a ticket here and walk in, you will pass through another courtyard and find yourself at the building which houses the famous...

Read more...
Kasuga-Taisha, Nara

Şintoizm ve Budizm’in iki ana din olarak nasıl birlikte var olduklarının bir örneği de Nara’da. Todai-ji’den sonra büyük parkın içinden ilerleyerek bir Şinto tapınağına varacaksınız. Ormanlık alanın içinden geçerken geyikler her tarafınızı sarabilir, bunlar kutsal hayvanlar olarak kabul edildiklerinden buralarda oldukça özgür hareket edebiliyorlar. Gezdiğim onca Şinto tapınağından sonra gözlerim hemen girişteki kırmızı büyük kapıyı, öncesinde yukarında aşağıya japon harfleriyle yazılmış büyük...

Read more...
Kasuga-Taisha, Nara

Another example, illustrating how Shintoism and Buddhism coexisted as two major religions, is in Nara: After passing by Todai-ji, you would walk through a park and arrive at a Shinto temple. The deer may surround you while walking through the forest: because they are considered to be holy animals, they move around freely in this area. After visiting many Shinto temples, I look around for and spot the big red door at the entrance following the big wooden sign with an up-to-down writing in...

Read more...
Arashiyama ve Tenryu-ji tapınağı

Kyoto’da son günüm, bu sefer istikamet şehrin Batı yakası, Arashiyama bölgesi. Burası merkezden biraz daha uzak olduğundan bisikletle değil otobüsle gitmeye karar verdim. Otobüsler de trenler gibi kusursuz şekilde işliyor. Her durakta dura kalka nehir kenarına varıyoruz, hafiften yağmur çiselemeye başlıyor ve nehri çevreleyen dağlar sonbaharın renkleriyle daha da bir efsunlu görünüyor. İlk ziyaret Tenryu-ji tapınağına. Japon Budizminin Rinzai ekolünün ana tapınağı, diğer ismi Raikizan, yapımı...

Read more...
Arashiyama and Tenryu-ji Temple

This is my last day in Kyoto and my destination is the west side of the city called Arashiyama District. Because it is farther away from the centre, I decided to take a bus instead of riding my bike. The buses operate perfectly just like the trains here. After stopping at each stop, we arrive at the riverside. It is starting to drizzle and the mountains surrounding the river look more enchanted in the colours of autumn. My first visit is to a zen temple, Tenryu-ji. This is the main temple of...

Read more...
Coricancha Tapınağı, Cusco Katedrali

Cuzco’da önemli iki tapınak, biri Inkalar tarafından kurulan Quri Kancha bir diğeri sömürge döneminde yapılan katedral.Quri Kancha, Inti Kancha, Güneş tapınağı, altın tapınak, sömürge döneminden önce Inka’ların kurdukları tapınak. Tavan ve taban tabakalar halinde altınla kaplıymış, İspanyollar bu altınları götürene kadar… Inka’larda altının bir değişim değeri, maddi bir değeri yoktu, bundandır ki İspanyollar ilk geldiklerinde istedikleri şeyin altını alıp gitmek olduklarını zannedip...

Read more...
Coricancha Temple and Cusco Cathedral

Two important temples in Cuzco, the first one is the temple built by Incas, the Quri Kancha Temple, the second one is the cathedral right at the square.Quri Kancha temple, or the Into Mancha temple, The Sun Temple, is the temple of the Inkas built before the colonial era. The floors and the ceilings were covered with gold before the Spanish took all of them. For Inkas, gold did not have an exchange value, or a material value, that’s why at first they agreed to give all the gold to the Spanish...

Read more...
Angkor Arkeolojik Parkı

Birçok kişi için Angkor Wat hayatı boyunca yaptığı en etkileyici seyahatlerin başında gelir; pratik bilgiler vererek bu deneyimi anlatmak biraz zor, sanırım sizi bu kadar etkilemesinin nedeni bu tapınakların ormanlık alan içine yayılmış olması, hiç bitmeyecekmiş gibi görünecek kadar çok fazla sayıda olmaları ve eğer bizim gibi bisiklet üzerinde gezdiyseniz bu mistik atmosferin tamamen içine girebilmeniz… Angkor dünyanın en büyük açık alana yayılmış tapınaklar bütünü. Bölgede hakim olan Kimer...

Read more...
Angkor Park of Archeology

For many people Angkor Wat takes the top of the list of the most impressive journeys in a life time. It is hard to describe this experience by dishing out practical information; I think the main reason why it moves you deeply is because the temples are scattered deep in the jungle in numbers that seem never to end and you can be a part of this mystic atmosphere if you a ride a bicycle just as we did. Angkor is the world’s biggest constellation of temples that spreads out in the wilderness. ...

Read more...
Angkor’u keşfederken: Angkor Wat

Kamboçya’nın bayrağına yer alacak kadar önemli, ülkenin sembolü Angkor Wat tapınağı. Dünyadaki en büyük tapınak olarak anılıyor, Angkor şehrinde yer alan yüzlerce tapınaktan en iyi korunmuş olanı- önce Hindu sonra Budist inanca göre şekillenmiş- kral 2. Suryavarman’ın tapınağı ve nihai olarak da kendi mezarı olarak inşa edilmiş. Birbiri ardına sıralı birkaç giriş, ilk girişi nehrin üzerinden bir köprüyü geçerek yapıyorsunuz, devamında büyük bir avlu ve daha da içerilerde başka avlular; çam...

Read more...
While Discovering Angkor: Angkor Wat

Angkor Wat has become a popular symbol which even made its way onto the Cambodian flag. It is considered to be the biggest temple in the world, and definitely the most well-preserved one among the other temples in the city of Angkor. Its structure was influenced first by the Hindu religion and then Buddhism. It was built as a temple and eventually the final resting place of King Suryavarman the Second. You enter the temple over a bridge spanning the river, and walk through a courtyard...

Read more...
Angkor’u keşfederken: Angkor Thom ve Phimeanakas

Angkor Wat’ı geride bıraktık, pedallamaya devam ediyoruz, birkaç kilometre sonra geçeceğimiz nehrin üzerindeki köprüde sıra sıra dizilmiş heykeller başka bir merkezin habercisi. Angkor Thom, Kimer İmparatorluğu’nun en son ve en uzun süreli şehri, o dönem yüz binden fazla insanın yaşadığı bir yerdi, 16. yüzyılda tamamen terkedildi. Phimeanakas (kutsal tapınak); Angkor Thom’a girip ilerlediğinizde solda karşılaştığımız ilk büyük yapı; bisikletlerimizi park ettik, suyun üzerine inşa edilmiş...

Read more...
While Discovering Angkor: Angkor Thom and Phimeanakas

We left behind Angkor Wat. We are keeping pedaling. The series of statues on the bridge we will pass over in a few kilometers herald another ancient settlement. Angkor Thom is the last Khmer Empire city and it has the longest history of settlement. Back in its glorious days it was a city where more than a hundred thousand people lived. It was abandoned in the 16th century. It is the first big edifice you would see when you enter Angkor Thom. After parking our bicycles, we are approaching the...

Read more...
Angkor Thom’u keşfederken: Bayon

Bu tapınak Angkor ile ilgili görsel materyallerde en fazla rastlayacağınız yerlerden; sebebi değişik ölçülerde yapılmış çok sayıda Buda suretinin tapınağın tamamını kaplaması. Neresinden bakarsanız bakın bir suretle karşılaşmamanız imkansız. Diğerlerine göre daha koyu renkte, barok tarzında inşa edilmiş. 13. yüzyılda Mahayana Budizmini benimseyen kral 7. Jayavarman tarafından yaptırılmış ve kral tarafından Angkor’da yaptırılan tapınakların sonuncusu. İki yüzden fazla Buda sureti dingin ve...

Read more...
While Discovering Angkor: Bayon

This temple is one of the places featured most frequently in the visual materials about Angkor. This is because Buddha visages in varying sizes cover the façades of the temple. It is impossible not to notice a Buddha face wherever you look. The temple is darker in color than others and was built in the Baroque style. It was built by the order of the King Jayavarman the Seventh who adopted Mahayana Buddhism in the 13th century and it is the last of the temples built by the king in Angkor. More...

Read more...
Ta Prohm

Buranın atmosferi büyük ölçüde tapınağın duvarlarını kaplayan yüzyıllık ağaçlar, duvarların bir parçası haline gelen kökler, yerin altından çıkıp tüm tapınağı ele geçirmiş gibi görünen bir türlü canlıya dönüşen devasa ağaçlar. Hep tapınak hem manastır olarak tasarlanmış, diğer piramit şeklinde veya ağacı andıran kuleler şeklinde yapılmış tapınakların aksine burası düz, peş peşe avlulardan geçiyoruz, ağaçların avlu duvarlarını kaplamasıyla bir tapınaktan çok vahşi ormanın içinde...

Read more...
Ta Prohm

The unique atmosphere of the temple is mostly created by the centuries old trees that creep up the walls, with roots that have become one with the walls, gigantic trees that seemingly conquered the temple, looking like exotic living beings. The place is designed both as a temple and a monastery; unlike other temples designed as pyramids or towers that look like trees, Ta Prohm has straight lines. We are passing through one yard after another and it feels like we are walking in a jungle rather...

Read more...
Banteay Srei

Tanrı Şiva’ya adanmış Hindu tapınağı, Angkor’un biraz dışında, buraya bir araçla ulaşabilirsiniz. Detayları dikkat çekici, en ince el işçiliğini burada görüyoruz. Tapınağa rengini veren kırmızı kum taşı. Orjinal ismi Şiva’yı tanımlayan üçlü dünyanın tanrısı, bugünkü ismiyle kadınlar kalesi veya güzellik kalesi; duvarlardaki kabartmalar, minyatür tarzı mimari estetik kaygıların dışavurumu olduğundan böyle adlandırılmış. Duvarlardaki kabartmalarda mistik perilerin betimlendiği devataları görmek...

Read more...
Banteay Srei

This is a Hindu temple dedicated to the God Shiva, some way outside the city. You need to drive in order to get there. Its details are interesting. We encounter the best of mason crafting here. The temple gets its color from the red sandstone used in its construction. Its original name refers to Shiva, the God of the triple world, but it is called today the Castle of Women or the Castle of Beauty; it received this name on the account of the engravings on the walls which are the expression of...

Read more...
Ubud’a bir uzun gün: Tanah Lot ve Bedugul

Deniz kenarındaki bu tapınağın bulunduğu sahilin özelliği değişik bir kaya oluşumu ile şekillenmiş olması. Deniz sularının siyah kayalara yıllar boyunca vurması ile aşınmış bir yüzey. Kayalıkların tam ucunda bulunan tapınak ise Pura Tanah Lot ve her daim ziyaretçisi var, ama en fazla gün batımı saatlerinde güneşin batışı için harikulade bir seyir noktası olduğundan ziyaretçi akınına uğruyor. Tapınak denizin ucundaki kayalığın tam üzerine 16. yüzyılda yapılmış ve deniz tanrılarına adanmış....

Read more...
Ubud’a bir uzun gün: Tanah Lot ve Bedugul

Deniz kenarındaki bu tapınağın bulunduğu sahilin özelliği değişik bir kaya oluşumu ile şekillenmiş olması. Deniz sularının siyah kayalara yıllar boyunca vurması ile aşınmış bir yüzey. Kayalıkların tam ucunda bulunan tapınak ise Pura Tanah Lot ve her daim ziyaretçisi var, ama en fazla gün batımı saatlerinde güneşin batışı için harikulade bir seyir noktası olduğundan ziyaretçi akınına uğruyor. Tapınak denizin ucundaki kayalığın tam üzerine 16. yüzyılda yapılmış ve deniz tanrılarına adanmış....

Read more...
Ubud’a bir uzun gün: Tanah Lot ve Bedugul

Deniz kenarındaki bu tapınağın bulunduğu sahilin özelliği değişik bir kaya oluşumu ile şekillenmiş olması. Deniz sularının siyah kayalara yıllar boyunca vurması ile aşınmış bir yüzey. Kayalıkların tam ucunda bulunan tapınak ise Pura Tanah Lot ve her daim ziyaretçisi var, ama en fazla gün batımı saatlerinde güneşin batışı için harikulade bir seyir noktası olduğundan ziyaretçi akınına uğruyor. Tapınak denizin ucundaki kayalığın tam üzerine 16. yüzyılda yapılmış ve deniz tanrılarına adanmış....

Read more...
A long day in Ubud: Tanah Lot and Bedugul

The rock formation on this beach in Tanah Lot definitely makes the atmosphere of this place; as you walk on black rocks on the beach you feel the water under your feet, a gentle breeze comes from the ocean, the temple just stands on the big rock by the sea. The Hindu temple on the rock was built in the 16th century and was dedicated to the sea gods. According to Balinese mythology it is also protected by the sea snakes under the temple. The Pura Tanah Lot Temple has always visitors, mostly at...

Read more...
Borobudur

Saat sabahın üç buçuğu, hava hala karanlık. Otobüste fıkra misali bir İtalyan, bir Türk, bir Hırvat, bir Hint asıllı Amerikalı uyku mahmurluğu ne demek dercesine konuşup duruyoruz. İstikamet Borobudur tapınakları. Yogyakarta şehir merkezine yaklaşık bir-bir buçuk saat uzaklıkta, bilinen en büyük Budist tapınak kabul ediliyor. Havanın bulutlu olacağını ve gün doğumunu tam anlamıyla seyredemeyeceğimizi biliyoruz. Yine de girişe vardığımızda bilet gişesini geçer geçmez koşar adımlarla gün...

Read more...
Borobudur Temple

It’s three a.m. in the morning and it’s still dark. I am on a bus with other three tourists, one Italian, one Croatian, one American Indian and me, one Turkish; we are laughing ourselves as we feel as if we are inside a joke. We are going to Borobudur Temple to watch the sun rise, although it’s cloudy and we know we will not get a clear view of the sun rise, we are hurrying to get there before the day begins. Borobudur Temple is about an hour drive from Yogyakarta city centre, it is known as...

Read more...
Prambanan Tapınağı

9. yüzyılda Mataram Krallığı döneminde yapılmış bugün dünyanın en uzun Hindu tapınağı olarak kabul edilen, Unesco mirasındaki Prambanan Tapınakları. Hinduizmdeki, Hristiyanlık benzeri, üçlemenin üç tanrısı Brahma, Vishnu ve Şiva, sırasıyla yaratıcı, devam ettiren ve yok edici üç tanrıya adanmış. Birbirini çevreleyen üç kare alandan oluşuyor, en üstteki üçüncü en kutsal alanda Şiva, Vişnu ve Brahma’ya adanan ve hepsi Doğu’ya dönük 3 tapınakla birlikte toplam 16 tapınak var ve burası en kutsal...

Read more...
Prambanan Temple

After visiting the Buddhist Temple of Borobudur we head to Prambanan Temples. 50 years younger than Borobudur and a Hindu temple, they are dedicated to the trinity of Hindu Gods, Brahma, Vishnu and Shiva, the creator, sustainer and the destroyer. Here, as in Borobudur, three areas circle one another, this time three squares, the third, most sacred one dedicated to gods is where the main temples are located, 16 main temples with 3 main temples dedicated to three gods. The square that surrounds...

Read more...
St. Petersburg, Dökülen Kan Kilisesi

Moskova`dan St. Petersburg`a muhteşem bir tren yolculuğu sonrası şehre iner inmez, otele gitmek için yine hareket ediyorum. St. Petersburg ve Moskova arasında eğer hızlı treni kullanırsanız 3.5 saat içinde varış noktanıza ulaşabilirsiniz. Standart ve daha ucuz trenle ise seyahat ortalama 7 saat sürüyor. Neyse ki çok sevdiğim Moskova`yı hiç aratmıyor St. Petersburg bana! Moskova`da Kızıl Meydan`daki St. Basil Kilisesinin neredeyse bir kopyası burada da var. St. Basil dediğimde belki de hemen...

Read more...
St. Petersburg, Church of the Savior on Spilled Blood

Following an amazingly scenic train trip between Moscow and St. Petersburg, I quickly leave the train station for my hotel. By the way – of you take the high-speed train, you can travel between St. Petersburg and Moscow in 3.5 hours. The alternative and cheaper option is the standard train, which takes around 7 hours. Luckily, St. Petersburg – with some of its similar features – still makes me feel like in Moscow, which I loved a lot. There is almost a copy of St. Basil Church located in Red...

Read more...
Bogota dışına kaçış, Museo del sal: bir haç sadece bir haç değildir

Zipaquira’daki tuz madenlerinin içine inşa edilmiş Katedral Bogota’dan yaklaşık bir saat uzaklıkta. Yerin 200 metre kadar altında bir Katolik Kilisesi, Hristiyanlar için bir hac yeri ve Kolombiya’nın en çok ziyaretçi çeken yerlerinden. İçeri girer girmez tuzlu hava burnunuzda çıkana kadar size eşlik edece. Ziyaretin büyük bir bölümü Hz. İsa’nın acılı yolu olarak da bilinen Haç’ın 14 durağını temsilen yapılmış ufak ibadet yerlerinden oluşuyor ve her birinde birbirinin aynı olmayan haçlar var....

Read more...
An escape from the city, the Salt Cathedral: a cross is not only a cross

The Salt Cathedral is built inside the salt mines in Zipaquira, an hour drive from Bogota. It is built inside the mine, you walk down 200 metres to reach it, a pilgrim destination for Christians, also the the most visited place in Colombia. As you pass the entrance you will feel the salt in your nose until you go out to open air. The biggest part of the visit tells you the story of the ‘way of the cross’, the fifteen steps, with a cross in each one - different from the others- fifteen steps...

Read more...
Morelia Katedrali

Meksika’nın renklerine boyanan kiliseleri başlı başına bir ziyaret sebebi. Avrupa şehirlerinden alıştığımız amacının dışına çıkmış, ibadet yeri olmaktan çıkıp ziyaret yeri haline gelmiş insansız tapınaklar burada gece gündüz içinde dua edenlerin olduğu yerler… Tüm sömürge dönemi misyonerlik tarihinin eleştirisini parantez içine alıp da sadece mimari ve estetik yönden bakacak olursak, en çok hoşunuza gidecek şey İspanyolların 16. 17. Yüzyıllarda dönemin mimari stillerini, neoklasiki barok vs...

Read more...
Morelia Cathedral

The churches painted in the colours of Mexico are a reason to visit the country on their own. The empty temples which surpassed the common purpose of the churches in European cities and became places to visit instead of places of worship are the places where people pray day and night. If we suspend the criticism of the history of Christian missionarism during the colonial period and evaluate these churches only in terms of their aesthetic and architectural values, one characteristic you would...

Read more...
Mardin

Bir yeri tanımadan önce kafanızda okuduklarınızdan hayal ettikleriniz ve oraya gidip gördükten sonra hafızanızda kalan görüntüler anlatıyor şehirleri. Mardin sokaklarında bir Temmuz ayı kırk derecenin üzerinde bir sıcaklıkta yürürken geçtiğimiz camiler, kiliseler, teraslar, tüneller… Ama öncesinde kitaplar. Mardin eski şehrini görmeden önce Murathan Mungan’ın kitabından okumuştum, diyordu ki “Paranın Cinleri”nde, “Mardin’de taşın kullanımı çok önemlidir. Birbirine “Abbara” denilen karanlık...

Read more...
Mardin

Mosques, churches, terraces, tunnels… What we imagine before traveling to a city and what we remember afterwards, I guess that’s what we talk when we talk about cities. Before my visit to Mardin I had read about the city in the books of the famous Turkish poet/writer Murathan Mungan. In one of his books, ‘The Genies of Money’, he says that ‘in Mardin the use of the stones is very important. The streets are connected to one another by dark tunnels which are called ‘abbara’....

Read more...
13. yüzyıl Selçuklu Konya’sına yolculuk

Mevlana Müzesi’nin içinde duvarda bi çifte vava rastlıyorum. Arap alfabesindeki Vav harfinin iki tanesinin birbirine bakar şekilde çizildiği hali çifte vavın anlamı oldukça derin. Tasavvufta vav harfinin şekli insanın anne karnındaki hali, tek bir vav değil de çift olmasının ve ikisinin de bir noktada birleşmesinin birlik fikri ile ilgisi olmalı. Vav insanı sembolize eder. Aynı zamanda nümerik bir anlamı da var, çifte vav 66 sayısına denk gelir ebced hesabına göre. Ebced hesabında her bir...

Read more...
Konya: a trip to the 13th century, capital of the Selcuki Empire

Most of the visitors come to this city in Central Anatolia to pay a visit to the mausoleum of Rumi. Especially in the last years the story of Rumi and Sems, two mystics who met here in Konya has become widely known. The Mausoleum of Rumi is always full of people. At one of the walls inside the Mausoleum of Rumi you’ll see the waw letter in Arabic alphabet: waw, this time two of the letters are looking at each other. The mystics interpret this as a representation of the fetal position of the...

Read more...
Bangkok, Büyük Saray ve Yatan Buda Wat Pho

12. yüzyıldan itibaren tüm Siyam Karallığı’na ev sahipliği yapmış bu kompleks. İçeri girdiğinizde birbiri ardına açılan kapılar gibi sonsuz görünen kubbelerin, avluların arasında ilerlemeye başlıyorsunuz. Birbirinden farklı birçok süsleme ve mimari stil var, altın renkli süslemeli kubbeler ve sütunlar güneş ışığını kendine çekerek olduklarından daha da ışıltılı görünüyorlar. Alice harikalar diyarına yolculuk yapmışsınız gibi hissediyorsunuz. Asimetrik oldukları için, bir kubbenin çaprazından...

Read more...
Bangkok The Grand Palace and the Reclining Buddha, Wat Pho

This complex of buildings has been the home of the Siam Kingdom since the 12th century. When you enter it, you start walking under domes and through courtyards that seem to go on forever like doors that open to infinity. It has many ornamental and architectural styles. The golden domes and columns look brighter than they are when they reflect sunlight. It feels like you have travelled to Alice in wonderland. Because they are asymmetrical, it is possible to get a point of view that reveals a...

Read more...